Gece şiir kokuyordu
uğultulu koyaklardan uyaklara çapkın gülüşler yolluyordu.
Kentin loş sokaklarından birinde tiz sesli, uykulu bir kadına dönüşüyordu.
Tılsımlı notalarını sedef tuşlu piyanoda çalıyordu kadın
yüzünü göstermemişti şaire.
Nasılsa ezbere çizebilirim diyordu şair, daha önce gördüklerimden.
İşi güzellemeydi şairin olabildiğince güzelleme
Kadına bir yüz çizerim diyordu sözcüklerinden
Uykulu yorgunluğunu alabilirim belki gözlerinden
Yüzünü göremediği
Kadına dikkatle bakıyordu sonra
Kadın güzeldi olabildiğince güzel
Görmek istemez diye hiç bir şair
Saklanıyordu oysa çirkinliğinin ardında,
gizil hazineleri vardı kadının kimse bilmez.
Şairin işi gizildi olabildiğince gizil
Bir kapı çizebilirim diyordu hazinelerine giden delhiz gözlerinden,
çirkinliğini silebilirim belki düşlerinden.
Gökte bir yıldız kayıyordu, kadın saklıyordu onu şair için.
Şairin işi yıldızları parlatmaktı olabildiğince parlatmak
Gözlerinin gecesine bakabilirim diyordu şair
yıldızların ışıltısını çalabilirim onun için gökyüzünden.
Şairin işi sesleri kurtarmaktı
buğusuna takılan nakaratlardan
kurtarmaktı olabildiğince kurtarmak.
Kadının sözcükleri sessizdi, titreşimsizdi, konuşuyordu yine de.
Şairin işi şiirini yazmaktı olabildiğince şiirini yazmak kadının
Yazıyordu şair, yazdıkça ne şiir kadın olabiliyordu, ne de kadın şiir.
Şairse her seferinde biraz daha kadın, biraz daha şiir.
Şiire Düşen

Yazar:
Etiketler:
Siz Ne Düşünüyorsunuz?